Öğrencileri Başarıya Götüren 8 Yol

Öğrencilerin hayatlarını değiştiren öğretmenler, ders programlarının nasıl öğretileceğini bilmekle kalmaz aynı zamanda öğrencilerin gerçek hayatlarında nasıl yetenekli ve ilgili yetişkinlere dönüştüklerini de bilmek isterler. Nicel başarı ölçülerinin ötesinde öğrencilerin sağlıklı, üretken bireyler olarak yaşamalarını sağlar ve öz yeteneklerini görebilirler.

Ünlü eğitimci, Maria Montessori şunu ifade etmiştir: “Bir öğretmenin başarısının en büyük kanıtı, ‘Şimdi öğrencilerim sanki ben daha önce hiç var olmamışım gibi çalışmalarına devam edebiliyorlar.’ diyebilmesidir.”

8yol

Montessori eğitimle ilgili çalışmasında bulunduğu zaman dünya 1900’lü yılların başından beri önemli ölçüde değişti. Ve hala aynı hedefler söz konusu. Öğrencilere kendi yeterlilikleri konusunda yardım eden yetişkinler. Bu durum bugün nasıl meydana geliyor, özellikle nasıl akademik başarı, kariyer hayatındaki sınamalarla başa çıkabilecek bir çocuğun gelişiminden daha fazla önem arz edebiliyor?

Az ve öz olarak, bizler çocukların ve gençlerin başarıyla yetişkinliğe adım atmalarında ve onların gelişimsel alanlarında nasıl önemli etkiler bıraktığımızı anladığımızda süreç başlar. On yıllarca, çocukların ve gençlerin sinirbilim gelişimindeki araştırmalara dayalı olarak,eğitim, psikoloji, öğretmenlerle olan ilişkiler, aileler ve diğer destekleyici yetişkinler, okul çağı öğrencilerinin kişisel rehberlik sistemlerini, birbirine bağlı yeteneklerini ve başarıya giden yolları nasıl edindiklerini belirlerler.

Bu yetenekler bir pusulanın yönleri olarak tasarlandığında eğitimin ve gelişimin nasıl birlikte etkileşimli gittiğini öğrencilerin okul ve sosyal hayatlarında nasıl başarılı bir şekilde kendilerini yönlendirdiklerini görürüz.

“The Compass Advantage” modelini görsel, araştırmaya dayalı, aileler, okullar ve topluluklar için pozitif gençlik gelişimi prensiplerini uyarlayacak şekilde tasarlayarak yarattım. Çocukların neden birbirine bağlı yeteneklere sahip olması gerektiğini ve farklı ortamlardan nasıl beslendiklerini anlatan bu model, aynı zamanda dışsal başarı ölçülerinin ötesinde sadece anlamlı bir hayat yaşamayı hak eden öğrenciler adına da oluşturulmuş bir çağrı, eylem planıdır.

Bu ilk seri, öğretmenlerin sınıfta öğrencilerin yeteneklerini nasıl geliştirebileceğini gösteren 8 temel etkenden bahseder, bu her bir pusulanın nelere gönderme yaptığına dair derin bir inceleme yapacağız:

Merak
Merak araştırma, yeni bilgi edinme ve dünyayı anlamanın yolunu arama yetisidir. Öğrencileri öğrenmeye motive eder ve hayatları boyunca öğrenme arzularını canlı tutar. Merak sorumluluk almayı, eleştirel düşünmeyi, mantık kurabilmeyi kolaylaştırır.

Bizler çocuklarımızı, merakını ve diğer hayat boyu öğrenme yeteneklerini, onların ilgisini çeken soruların cevaplarını araştırmaya teşvik ettiğimiz zaman beslemiş oluruz. Onlara başarısızlığı bile bir keşfedebilme fırsatı olanağı sunduğumuzda, onlara deney yapabilme ve keşfetme cesareti vermiş oluruz. Öğrencilerin keşfetmek için farklı yolları deneyebileceklerini öğrendiğimiz zaman, örneğin, dokunmak, tatmak, tırmanmak, koklamak vs. gibi ve onların sorularına cevap aramak için verdikleri gayretlerini takdir ettiğimiz zaman, etkileşimli öğrenimin prensiplerini anlamalarına yardım edebiliriz.

Onlara her şeyin birbirine bağlı olduğunu ve tüm bir topluluğu etkilediğini gösterdiğimiz zaman, merakın ilişkileri iyileştirdiğini, keşfetme arzusunu tetiklediğini ve sosyal değişime zemin hazırladığını da keşfetmelerini sağlarız.

Sosyallik
Sosyallik diğer insanlarla işbirlikçi bir yapıda etkileşimli olmayı gerektiren eğlenceli bir yetidir. Bu yeti, çocukların duyguların ve davranışların olumlu ilişkiler geliştirdiğini anlamasını sağlayan, aktif dinlemeyi, kendi kendini düzene sokmayı ve etkili iletişimi de içine alan sosyal duygusal beceriler topluluğunu oluşturur.

Çocuklara seçtikleri kelimelerin ilişkilerinde de fark yarattığını anlamalarına yardım ettiğimiz zaman, onların sosyalliğini etkilemiş oluruz. Onlara her sosyal etkileşimin duygusal bir tepkiye bağlı olduğunu öğrettiğimizde, onların tahrik edici davranışlardan kaçınmalarına ve hareket etmeden önce onları zorlayan durumları düşünme sürecine itmede yardım ederiz. Öğrenciler takım çalışmaları yaparak sosyalleşebilirler.

Esneklik
Esneklik, hayatımızı olağan şartlarda sürdürebilmemiz için zorlu durumların üstesinden gelebilme, onları karşılayabilme yetisidir. Bu yeti, kararlılık, kişisel girişimler, direnme, azim gibi özellikleri de kapsar.

Öğrencileri nazik bir şekilde akli, duygusal, sosyal, fiziksel konfor bölgelerine ittiğimiz zaman onlarda esneklik yaratabiliriz. Onlar risk aldıkça bizim cesaretlendirmemiz ve desteğimiz, zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olur ve başarısızlıktan yükselme onların hayatın iniş ve çıkışlarını öğrenmelerine yardımcı olur.

Farkındalık
Farkındalık etrafımızdaki dünyaya ilişkin kim olduğumuzu anlama ve araştırma yetisidir. Kendi kendine düşünebilme, anlam çıkarma, temel değerleri ve inançları bilme gibi becerilerle geliştirilebilir. Pusulada “Doğru güney”de konumlanır ve iç gözlemin, düşünmenin bizim kendi iç dünyamıza bakmaktan geçtiğini sembolize eder. Farkındalık, öğrencilerin yeteneklerinin kendilerini diğer insanlardan farklı, tek olarak görmelerinde etkili olur.

Öğrencilerimizi değerler, inançlar, ahlaki ikilemler gibi düşünsel diyaloglarda etkileşim içinde bıraktığımızda onların kendi farkındalıklarını canlandırmış oluruz. Onların akli, duygusal, sosyal, fiziksel farkındalıklarını anlamalarına teşvik ettiğimizde, onların kendi insani yanlarını, değerlerini bilmelerini sağlamış oluruz.

Fazilet
Fazilet sürdürmeye çalıştığımız değerlerimiz, inançlarımız ve prensiplerimiz ile tutarlı olabilme yetisidir. Dürüst olabilme, başkasının günlük etkileşimlerine saygı duyabilme ve kimse tarafından izlenmediğimizde bile doğru olan şeyi yapabilmektir.

Çocukların faziletini, onlara saygılı davranmayı, önyargısız bir şekilde başkalarının ilgilerini, duygularını dinlemeyi öğretmekle şekillendiririz. Öğrencilere değerlerini, inançlarını, prensiplerini eylem bazında göstermeleri için teşvik ettiğimizde, onlara ahlaki insan değerlerinin, akademik başarıdan daha önemli bir değer olduğunu hatırlatırız.

Kaynaklara Ulaşılabilirlik
Amaçlarımızı gerçekleştirmek, problem çözmek ve geleceğimizi şekillendirmek adına mevcut kaynaklara ulaşabilme ve kullanabilme yetisidir. Plan yapmak, amaç belirlemek, stratejik düşünmek ve organize olabilmek gibi becerileri içine alır. Öğrencilere yüksek beklentiler koyduğumuzda ve onları amaçlarını başarmak için desteklediğimizde onların kaynaklara ulaşmasına yardımcı oluruz.

Onlara stratejik düşünürler ve problem çözücüler olabilmeyi öğrettiğimizde, onların katı kurallar ve peşin hükümlere bağlı olmadan yaşayabildiklerini görürüz.

Yaratıcılık
Güzelliğin doğasını takdir edebilme ve orijinal fikirler yaratabilme yetisidir. Yaratıcılığı yenilik ve estetik duygusu körükler.

Gençlerin kendilerini yazarak, şiirle, hareket ederek, fotoğrafçılıkla, sanatla, medya ile ifade etmelerine olanak tanıdığımızda onların yaratıcı olmalarını sağlamış oluruz. Onları ‘kutunun dışında’ düşünmeye teşvik ettiğimizde ve risk almalarını sağladığımızda yaratıcılıklarının geliştiğinin farkına varırız.

Empati
Empati diğer insanların ihtiyaçlarına karşılık verebilme, onları anlayabilme ve fark edebilme yetisidir. Kibarlığı, sevgiyi, değer vermeyi kolaylaştırır. “Doğru kuzey”de konumlanmıştır pusula üzerinde ve genç vatandaşların sürdürülebilir doğru bir dünya için eğitilmelerini sembolize eder. Öğrencilerin kendilerinin ötesinde, diğer insanları umursama, düşünme gibi yeteneklerini, insanlarla anlamlı ilişkiler yaratarak, nasıl öğrendiklerine bakmaksızın anlamalarını, hissetmelerini ve görmelerini sağlayarak etkileriz.

Onlara farklı dünya bakışları sunduğumuzda, onları topluluk projeleri ile etkileşim haline soktuğumuzda daha fazla empati ve sevgi geliştirmiş oluruz.

“The Compass Advantage” modeli, eğitimi ve çocuk gelişimini, ailelerin, öğretmenlerin ve okul dışı programların işbirliği ile beslenen birleşmiş bir süreç olarak tanımlar. Bu yeteneklerin gelişimine katkıda bulunduğumuz zaman sonuçlar olumlu olur. Sadece çocuklar hayat boyu öğrenen kişiler olmakla kalmaz, aynı zamanda Maria Montessori’nin tasarladığı gibi, kendi hayatlarının idarecisi, kendine güvenen ve yeten bireyler olmaya başlarlar.